HTY Gazete | Hatay Son Dakika ve Turizm Haberleri HTY Gazete
⌂
Anasayfa ›Yazarlar ›Fazıl Altunay
Köşe Yazısı

Fazıl Altunay · 09.10.2026

HATAY BÖLGESİ DEPREM SONRASI SAĞLIK SEKTÖRÜ

Paylaş:

06/02/2023 tarihinde yaşadığımız ve on bir ili kapsayan deprem çok büyük yıkımlara, can ve mal kayıplarına neden olmuştur. Deprem her ne kadar Kahramanmaraş merkezli olsa da çevre illerde farklı ölçekte yıkımlara yol açmış, bu yıkımlardan en fazla etkilenen il Hatay olmuştur. Hatay ilinde de yıkım farklı boyutlarda yaşanmış; Kırıkhan, Antakya, Defne, Samandağ ilçelerinde deprem çok daha büyük hasarlara sebep olmuştur.

Bu yıkımlardan sağlık sektörü de payını almış, kamu-özel tüm sağlık hizmetleri durma noktasına gelmiştir. Depremde Hatay bölgesinde; 63 hekim, 600'e yakın sağlık çalışanı hayatını kaybetmiş, 5 hekime ise ulaşılamamıştır. Ayrıca 61 aile sağlığı merkezi, 5 özel hastane, 3 kamu hastanesi tamamen yıkılmıştır.

Depremden sonra Hatay' da birçok hastane hizmet veremez hale gelmiş, özellikle güneyde yaklaşık bir milyon nüfusa sahip ilçelerde sağlık hizmeti sıfırlanmıştır. Sonraki haftalarda gönüllüler ve kurulan sahra hastaneleri aracılığıyla birinci basamak hizmeti verilmeye başlanmıştır.

DEPREM SONRASI ÖZEL HASTANELER

Deprem öncesi Hatay'da faaliyet gösteren özel hastanelerin yatak kapasitesi, nüfusa oranla yeterli ve ihtiyaca cevap verecek düzeydeydi. Yıkılan beş özel hastanede yaklaşık 2000 çalışan ve toplam 750 yatak kapasitesinin yanı sıra: Tüm teşekküllü kalp damar cerrahisi, girişimsel kardiyoloji, medikal ve radyasyon onkoloji üniteleri aktif hizmet verip bölgenin sağlık ihtiyacını karşılıyordu. Deprem öncesi bölgenin yoğun bakım yatak ihtiyacının yüzde 52' si özel hastaneler tarafından karşılanıyordu.

Depremden hemen sonra faaliyete devam eden az sayıda özel hastaneye büyük bir depremzede akını olmuş, enkazdan çıkan hastalara ilk müdahaleleri mevcut kısıtlı imkanlarla yapılmıştır. Tüm ilaç ve sarf malzemeleri hastanelerin stoklarından karşılanmış, takip eden iki ay boyunca verilen bu hizmetler karşılığında vatandaşlardan herhangi bir ücret talep edilmemiştir. Bu süreçte hastaneler personel ve hekim ödemelerini eksiksiz yapmış; elektrik, su, yakıt ve diğer zorunlu

ihtiyaçlarını da kendi imkanlarıyla karşılamak zorunda kalmıştır. Özveri ve emekle verilen bu " kamusal hizmet" maalesef kamuda karşılık bulamamış; verilen sözlere rağmen kamu kurumlarından (Sağlık Bakanlığı, Maliye, SGK) hastanelere herhangi bir ödeme yapılmamıştır.,

Deprem sonrasında yıkılan özel hastaneler, yaşadıkları ekonomik sıkıntılar nedeniyle personel tazminatları ve diğer borçlarına kaynak bulmak amacı ile ruhsatlarını il dışına satmak zorunda kalmışlardır.

Depremin üzerinden üç buçuk yıl geçmesine rağmen Hatay' da sağlık hizmetlerine erişimde halen zorluklar yaşanmakta, hastalar çevre illere sevk edilmektedir.

MEVCUT SORUNLAR

. Kentin yeniden inşa sürecinde Çevre Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ kanalı ile çok sayıda bina yapılmasına rağmen, binaların hak sahiplerine teslimi oldukça ağır ilerlemektedir. Bu nedenle kentte barınma sorunu devam etmektedir.

Altyapı, ulaşım ve haberleşme sorunları da çözülememiş, sık sık elektrik kesintileri yaşanmakta zaman zaman internete erişim zorlukları devam etmektedir.

Hekim ve sağlık personeli temininde güçlükler yaşanmakta ve bu güçlükler maliyet olarak özel hastanelere yansımaktadır.

. Özel hastaneler hemşire temininde güçlük yaşamaktadır. İstihdam bekleyen çok sayıda acil tıp teknikeri, anestezi teknikeri, paramedik ve ameliyathane teknisyeni gibi sağlık elemanları bulunmasına rağmen, görev tanımlarına ilişkin mevzuattan kaynaklanan sorunlar nedeniyle bu elemanlar istihdam edilememektedir.

. Kadro sıkıntısı: Her ne kadar Sağlık Bakanlığı ihale yolu ile kadro verdiyse de ihtiyaç duyulan branşlar ihale dışında kalmış veya bu branşlara getirilen kısıtlamalar nedeni ile hastaneler kadrolardan yararlanamamıştır.

. Deprem sonucu çok büyük bir travma yaşandığından; psikiyatri, fizik tedavi ve dermatoloji gibi branşlara ihtiyaç duyulmasına rağmen, yeterli kadro bulunmadığından özel hastaneler bu branşlarda hizmet verememektedir.

. Yeni değişen özel hastane yönetmeliği ile hekimlerin farklı illerde çalışmasının engellenmesi il dışından kullanılan kadroları sekteye uğratmıştır.

. Diğer illerde özel hastaneler kendi aralarında yarı zamanlı hekim çalıştırarak bu soruna kısmen çözüm sağlayabilirken Hatay' da aktif faaliyet gösteren yalnızca dört hastane bulunduğundan atıl kadro bulmakta zorlanılmaktadır.

. BİMER ve CİMER şikayetleri: Hiçbir süzgeçten geçirilmeden hastanelere iletilen şikayetler sonuçlandırılmadan hasta veya yakınlarına geri bildirim yapılmaktadır. Bu durum, hasta ve yakınlarının mağdur olduklarını ve haksızlığa uğradıklarını düşünmelerine neden olmakta; maalesef sağlıkta şiddeti de körüklemektedir.

. Tüketici mahkemesi davaları: Yasal mevzuat çerçevesinde, hastadan alınan fark ücretleri ile hiçbir özel hastanenin ayakta kalamayıp sağlık hizmet üretimine devam edemeyeceği herkesin malumu iken, hastalar kendi rıza ve yazılı onaylarıyla ödedikleri fazla ücretleri geri talep edip tüketici mahkemelerine dava açmaktadırlar. Bu davalar tüketici lehine sonuçlanmakta ve hastaneler büyük mağduriyet yaşamaktadır.

. Mükerrer cezalar: Fark ücretinden dolayı SGK, hastadan alınan ücretin beş katına kadar ceza uygularken, İl Sağlık Müdürlüğü de aynı şikayet nedeniyle ayrıca para cezası verebilmektedir. Bunların üzerine tüketici mahkemeleri de ücretin hastaya geri ödenmesine hükmetmektedir. Böylece hastaneler aynı eylem nedeniyle üç ayrı yaptırımla karşı karşıya kalmaktadır.

Özetle Hatay'ın sağlığı iyi değildir. Yıkılan bir kenti yeniden inşa etmenin kolay olmadığı bilinen bir gerçektir. Ancak bu sürecin uzaması, bölgede yaşam kalitesini düşürmekle birlikte halk sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Hatay şu anki yapısıyla devasa bir şantiye alanı görünümü vermektedir. İnsanlar uzun süredir beton santrallerinin kirlettiği havaya maruz kalmakta ve yoğun toz içerisinde yaşamlarını sürdürmektedir.

İleride çıkabilecek hastalıkları şimdiden öngörmek mümkün olmamakla birlikte, konunun uzmanlarının görüşleri pek iç açıcı değildir.

Nüfusun yeniden geri dönmesi ve ileride yaşanabilecek sağlık sorunları birlikte düşünüldüğünde, bölgede yeni hastanelere ihtiyaç duyulacağı aşikardır. Bölgenin mevcut şartları nedeniyle yatırımcılar şu ana kadar bölgeye sıcak bakmamışlardır. Yatırımcıları bölgeye çekebilmek adına devletin bu konuda çok ciddi destek ve teşvikine ihtiyaç vardır. Uzaktan bakıldığında her şey "normale dönüyor" gibi görünse de bizce adı "afet bölgesi " mi yoksa "özel bölge " mi olur bilinmez; ama Hatay' ın özel bir dokunuşa ihtiyaç duyduğu kesin. Ankaradan çıkıp ülke genelini kapsayan yönetmelikler, maalesef Hatay'ın ihtiyaçlarına tam anlamıyla karşılık veremiyor.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Hatay için " şahsi meselem" demişti.

Jeopolitik konumu ve demografik yapısıyla Hatay, ülkemiz için son derece önemli bir kenttir. Farklı inanç ve kültürlerin kardeşçe bir arada yaşadığı bu kadim şehrin yeniden ayağa kalkabilmesi için alt yapı çalışmalarının yanı sıra, en temel ihtiyaçlardan olan eğitim ve sağlık hizmetlerinin yeniden canlandırılması gerekmektedir.

Kentte inşa çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor. Kısa bir süre sonra konut ihtiyacının karşılanacağını tahmin ediyoruz. Bunun yanı sıra antik kentin inşası, geçmiş medeniyetlerden kalan mirasın korunması, kilise, cami, köprü, tarihi eser ve diğer binaların yeniden gün yüzüne çıkarılma girişimi büyük bir hızla devam ediyor. Eminiz ki bu süreç kısa zaman içinde tamamlanacaktır.

Kültür; insanoğlu eliyle kuşaktan kuşağa geçer. İnsanlığa örnek olmuş bu çoklu yapının ve bir arada yaşama kültürünün devamı için bölgenin demografik yapısının korunması ve göç eden nüfusun yeniden dönüşünün hızlandırılması gerekmektedir. Bunun için öncelikle Hatayın sağlık altyapısına yatırım yapmak, bölgeye yeni hastaneler kazandırmak gerekir.

"Hatayı yeniden ayağa kaldırmak" söylemini bir slogan olmaktan çıkarabilmek adına; başta merkezi hükumet, yerel yönetimler ve bürokrasi olmak üzere tüm vatandaşlara, özellikle de yatırımcılara büyük görev düşmektedir.

Yayınlanma: 09.10.2026 - 23:37
# hastaneiözelhastabe # saglık
Son Haberler

HATAY’DA EKİM GÜNEŞİ: SICAKLIK 32 DERECEYE ÇIKACAK!

10.10.2026 - 00:30

TARİHTE BUGÜN

09.10.2026 - 23:57

HBB YAŞAMA DOKUNAN ÇALIŞMALARA DEVAM EDİYOR

09.10.2026 - 23:27

HBB, EKİM AYINDA YOL ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRECEK

09.10.2026 - 23:13

TARIMSAL HİZMETLERİ ÇİFTÇİNİN AYAĞINA GELİYOR

09.10.2026 - 23:07

TÜRSAB YÖNETİM KURULU BAŞKANIMIZ FİRUZ BAĞLIKAYA'YI ZİYARET ETTİ

09.10.2026 - 22:54

TÜRSAB VE İBB ARASINDA TURİZM TAŞIMACILIĞI İSTİŞARE TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

09.10.2026 - 22:02

GastroAntep’te Stantlara Başkan Şahin’den Yakın İlgi

09.10.2026 - 16:54

Yapay Zeka Destekli Saldırılar Güvenlik Ekiplerinden Yeni Bir Operasyonel Kapasite Talep Ediyor 

09.10.2026 - 16:18

Türkiye’nin doğal gaz şebekesi 257 bin kilometreyi aştı

09.10.2026 - 13:23
Son Makaleler

Sağlıklı Beslenmek Gerçekten Pahalı mı?

HATAY BÖLGESİ DEPREM SONRASI SAĞLIK SEKTÖRÜ

Çocukların Taşıdığı En Ağır Şey Çanta Değil

Bir Asır Sonra Antep'e Düşen Vazife

GÖTÜREN GÖTÜRMÜŞKEN…

Halk Ayrıcalık Değil, Çözüm Bekliyor!

TURİZM VE SİYASET…

Gönülden Nefes : Samandağ Ney'i

Değişim başkanlar değişince değil, seçmen değişince başlar

Rönesans Rezidans: Bir Binanın Değil, 269 Hayatın Hikâyesi

Kategoriler
Asayiş Deniz Turizmi Ekonomi Gastronomi Turizmi Genel Gündem Hatay Haber Hatay Son Dakika Hatay Spor Kültür Turizmi Sağlık Turizmi Siyaset Spor Yaşam