ZUHAL TUNA · 28.09.2026
Değişim ne zaman başlar, biliyor musunuz?
Başkanlar değiştiğinde değil, seçmen değiştiğinde.
Çünkü başkanlar gelir, görev yapar ve zamanı geldiğinde değişir. Makamlar babadan oğula geçen bir taht değildir. Cumhuriyetin ve demokrasinin gereği budur.
Asıl değişmesi gereken ise seçmenin bakış açısıdır.
Dün Yeni Parti'nin Gaziantep'teki ilçe seçimlerini takip ederken bunu bir kez daha gördüm. Seçim alanının çevresi çöpler, sigara izmaritleri, su şişeleri ve yere atılmış broşürlerle doluydu.
Bunu görüntüleyip haberleştirdiğimizde ise “Başka iş mi yok?” ve “Nereye atalım?” şeklinde tepkiler aldık.
İşte mesele tam da burada.
Çevremize karşı duyarlı değilsek, topluma karşı da duyarlı olmamız zor.
Bugün yere attığımız bir çöpü önemsemiyorsak, yarın kadına yönelik şiddeti, hayvanlara yapılanları, adaletsizliği ya da kamu kaynaklarının yanlış kullanılmasını da görmezden gelebiliriz.
Bir de siyasette çok tehlikeli bir anlayış var:
“Bizden olan yaptıysa sorun değil.”
Dün A partisi yaptı, bugün B partisi yapıyor, yarın C partisi yapabilir. İsimler değişiyor ama anlayış değişmiyorsa, gerçek bir değişimden söz edemeyiz.
Elbette seçim alanındaki eksiklikleri de söylemek gerekir. Çöp kutularının olmaması belediyenin eksikliğidir. Alanın temizliği ve düzeni için yeterli organizasyon yapılmaması da Yeni Parti'nin değerlendirmesi gereken bir eksikliktir. Gençlik yapılanması bu konuda sorumluluk alabilir, seçim alanının düzenini sağlayabilirdi.
Ama yere çöp atmak bizim sorumluluğumuzdur.
Çöp kutusunun olmaması belediyenin eksikliği, çöpü yere atmak ise bizim tercihimizdir.
Demokrasi de yalnızca oy kullanmak değildir. Oy kullandıktan sonra yaşadığımız yere, topluma ve ülkeye karşı sorumluluklarımız devam eder.
Ben çevreme sahip çıkarsam, sen de sahip çıkarsan; yarın seçtiğimiz insanlardan aynı duyarlılığı isteme hakkımız olur.
Çünkü gerçekten duyarlı bir seçmen, seçtiği kişiyi de denetler.
Kendi desteklediği insan yanlış yaptığında da susmaz.
İşte benim anlatmak istediğim tam olarak bu:
Değişimi yalnızca başkanlardan beklemeyelim. Önce kendimiz değişelim.
Çünkü isimler değişebilir, partiler değişebilir, başkanlar değişebilir.
Ama seçmenin bilinci değişmedikçe siyaset gerçekten değişmez.
Değişim başkanlar değişince değil, seçmen değişince başlar.