Hatay’da 6 Şubat depremlerinin izlerini silmeye yönelik çalışmalar sürerken, kentin hafızasında önemli bir yere sahip olan Tarihî Hatay Valiliği Binası da yeniden ayağa kaldırıldı. Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünde hizmete alınan yapı, yalnızca mimarisiyle değil, taşıdığı tarihî anlamla da dikkat çekti.
Binanın önünde açıklamalarda bulunan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, yapının Hatay’ın tarihine ve Türkiye’ye katılma sürecine tanıklık eden önemli merkezlerden biri olduğunu vurguladı.

Hatay’ın Kaderini Belirleyen Karar Bu Binada Alındı
1928 yılında tamamlanan tarihî bina, Hatay Devleti döneminde Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Millet Meclisi olarak kullanıldı. Yapının tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri ise 29 Haziran 1939’da yaşandı. Hatay’ın Türkiye’ye katılma kararı, bu binada 40 milletvekilinin oy birliğiyle alındı.
Bu yönüyle yapı, Hatay’ın yakın tarihindeki en önemli siyasi gelişmelerden birinin simgesi olmayı sürdürüyor.

Depremin Yaralarını Tarihine Sadık Kalarak Sardı
6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören ve bir bölümü yıkılan binanın yeniden inşasında tarihî dokunun korunmasına öncelik verildi. Enkazdan çıkarılan tarihî taşlar ve özgün yapı elemanları titizlikle ayrıştırılarak koruma altına alındı. Ardından bina, tarihî mimarisine sadık kalınarak yeniden inşa edildi.
Tamamlanan çalışmalarla birlikte Hatay’ın simge yapılarından biri yeniden kente kazandırılırken, depremin ardından yürütülen ihya ve yeniden yapılanma sürecinin önemli bir adımı daha tamamlandı.

“Hatay’ımız 9. Kez Yeniden Doğmuş Bir Şehir”
Hatay’ın tarih boyunca birçok kez yıkılıp yeniden kurulduğuna dikkat çeken Vali Mustafa Masatlı, kentin yeniden ayağa kalkma iradesini vurguladı. Masatlı, “Hatay’ımız, 9. kez yeniden doğmuş bir şehir olarak geleceğe yürümektedir” ifadelerini kullandı.
Tarihî binanın yeniden kente kazandırılmasına verilen destek dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Masatlı, çalışmalarda emeği bulunan herkese de şükranlarını iletti.
Hatay’ın geçmişine tanıklık eden tarihî yapı, yeniden hizmete alınmasıyla kentin yalnızca kaybettiği eserleri değil, tarihî hafızasını da yaşatma çabasının simgelerinden biri oldu.
