Son yıllarda sağlıklı beslenme denildiğinde aklımıza birbirinden farklı ürünler geliyor: Avokado, chia tohumu, badem sütü, protein barlar, granola, şekersiz atıştırmalıklar…
Sosyal medyada bu ürünlerin oldukça fazla yer alması, zaman zaman sağlıklı beslenmenin pahalı ve ulaşılması zor bir yaşam biçimi olduğu algısını oluşturabiliyor.
Peki gerçekten sağlıklı beslenmek için alışveriş sepetimizi pahalı ürünlerle doldurmamız gerekiyor mu?
Aslında hayır.
Sağlıklı ve dengeli beslenmenin temelinde çoğu zaman sosyal medyada gördüğümüz “trend” ürünlerden çok daha ulaşılabilir besinler bulunuyor.
Sağlıklı beslenmenin temelinde mutfağımız var
Yumurta, yoğurt, ayran, peynir, mercimek, nohut, kuru fasulye, bulgur, mevsim sebze ve meyveleri…
Bunların çoğu yıllardır mutfağımızda bulunan, ulaşılması görece kolay ve besleyici besinler.
Örneğin güne bir yumurta, peynir ve ekmekle başlamak için özel bir “kahvaltı tabağı” satın almaya ihtiyacımız yok.
Öğle veya akşam yemeğinde mercimek yemeği, bulgur pilavı ve yoğurttan oluşan bir öğün hazırlamak için de pahalı ürünlere gerek yok.
Bazen sağlıklı beslenmenin en güzel örnekleri zaten annelerimizin ve anneannelerimizin mutfağında bulunuyor.
Her gördüğümüz “fit” ürün sağlıklı olmak zorunda değil
“Şekersiz”, “fit”, “proteinli”, “glutensiz”, “düşük kalorili” gibi ifadeler bir ürünü otomatik olarak sağlıklı hale getirmiyor.
Bir ürünün üzerinde sağlıklı olduğunu düşündüren ifadeler bulunması, onu günlük beslenmemizin vazgeçilmezi yapmaz.
Örneğin protein bar yerine yoğurt ve meyve, aromalı içecek yerine ayran, pahalı bir granola yerine yulaf ve mevsim meyvesi tercih edilebilir.
Burada amaç hiçbir ürünü kötü ilan etmek değil.
Mesele, sağlıklı beslenmeyi yalnızca özel ürünlere bağımlı hale getirmemek.
“Superfood” olmadan da sağlıklı beslenebiliriz
Chia tohumu, avokado veya farklı tohumlar elbette beslenmede yer alabilir. Ancak sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazları değillerdir.
Örneğin omega-3 almak için her zaman pahalı ürünlere yönelmek zorunda değiliz. Uygun olduğu dönemlerde sardalya, hamsi ve uskumru gibi balıkları değerlendirebiliriz.
Protein için her gün pahalı et ürünlerine ihtiyaç duymadan yumurta, yoğurt, peynir ve kuru baklagillerden yararlanabiliriz.
Lif almak için egzotik meyveler yerine mevsiminde bulunan sebze, meyve ve kuru baklagilleri tercih edebiliriz.
Yani sağlıklı beslenmenin sözlüğünde “pahalı” kelimesi olmak zorunda değil.
Mevsiminde tüketmek hem ekonomik hem pratik
Sağlıklı beslenmenin ekonomik yollarından biri de mevsiminde beslenmek.
Her mevsimde her sebze ve meyveyi tüketmeye çalışmak yerine o dönemde bol bulunan ürünleri tercih etmek hem mutfak bütçesini korumaya hem de sofrayı çeşitlendirmeye yardımcı olabilir.
Pazardan alınan mevsim sebzeleriyle hazırlanan bir sebze yemeği, yanına eklenen yoğurt ve bulgur pilavıyla oldukça dengeli bir öğüne dönüşebilir.
Üstelik bunun için mutfakta “profesyonel” olmaya da gerek yok.
Ekonomik beslenmenin sırrı: Planlamak
Sağlıklı beslenmeyi pahalı hale getiren unsurlardan biri de plansız alışveriş olabilir.
Evde ne olduğunu bilmeden alışveriş yapmak, ihtiyaçtan fazla ürün almak veya sık sık dışarıdan yemek söylemek bütçeyi zorlayabilir.
Haftalık yemek planı yapmak, alışveriş listesi hazırlamak, mevsim ürünlerini tercih etmek ve evde bulunan besinleri değerlendirmek hem israfı hem de gereksiz harcamaları azaltabilir.
Örneğin bir tencere kuru fasulyeyi yalnızca bir öğün olarak düşünmek yerine farklı günlerde farklı yardımcı besinlerle değerlendirebiliriz.
Peki sağlıklı beslenmek ne demek?
Belki de önce bu sorunun cevabını değiştirmemiz gerekiyor.
Sağlıklı beslenmek; her gün “fit” ürünler tüketmek, pahalı takviyeler almak veya sosyal medyada gördüğümüz kusursuz tabakları hazırlamak değildir.
Sağlıklı beslenmek; yeterli, dengeli, çeşitli ve kişinin kendi ihtiyaçlarına uygun beslenebilmektir.
Bazen en sağlıklı seçim marketin “sağlıklı yaşam” rafında değil, evimizin mutfağında bulunur.
Bir kase mercimek çorbası, yanında yoğurt ve mevsim salatası…
Bir yumurta, peynir, domates ve ekmek…
Bir tabak kuru fasulye, bulgur pilavı ve cacık…
Bunların hiçbiri sosyal medyada “trend” olmayabilir.
Ama sağlıklı beslenmenin temeli trendlerden değil, doğru besinleri doğru miktarlarda ve sürdürülebilir şekilde tüketmekten geçer.
Belki de sağlıklı beslenmenin en önemli sorusu:
“Bunu satın alabilir miyim?” değil, “Bunu hayatımın bir parçası haline getirebilir miyim?” olmalı.
Çünkü sürdürülemeyen bir beslenme planı, ne kadar sağlıklı görünürse görünsün, uzun vadede bize eşlik edemez.
Dyt. Başak Taş