8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü
Hayat ;ilk adımımızdan son nefesimize kadar, durmaksızın akan o muazzam hareket döngüsünün içindeki uzun bir yolculuktur.

Sıla Balamur Fizyoterapi Öğr.
-Henüz o ilk adımı bile atmadan önce, varlığımızı oluşturan tüm hareketlerin kusursuz bir sıra ve zamanlamayla ilerlemesi, yaşamın yolunda gittiğinin en büyük kanıtıdır. Sıralarda oturup bu mesleğin ilmini öğrenirken her geçen gün daha iyi anlıyorum ki; bazen bu ritim aksar, döngü sekteye uğrar. İşte tam o anlarda, yönünü kaybetmiş hayatlara dokunarak o kutsal dengeyi yeniden kuran mesleğin adıdır fizyoterapistlik.
Eğitimim boyunca gördüm ki bir fizyoterapist, yalnızca işlerin yolunda gitmediği anlarda sahneye çıkan biri değildir. O, neredeyse dokunduğu her insanın yaşamına yeni bir yön, yeni bir nefes verebilecek kadar benzersiz bir değere sahiptir. Bizim mesleğimiz için bedenin kaybettiği hareket yeteneğini bize yeniden armağan eden sihirli bir güç desek abartmış olmayız. Çünkü gelecekte bir parçası olmaktan gurur duyacağım bu meslek, sadece işlevini yitirmiş kasları ve eklemleri iyileştirmez; o kırılan umutları onarır, dokunduğu hayata yeniden yaşama sevinci üfler.
Çekilen ağrıları hafifleten, bazen sadece sıcak bir tebessümle bile hastasına umut olan, kaybedilen fiziksel gücü ve en önemlisi o yıkılmaz özgüveni insana yeniden kazandıran tüm meslek büyüklerimin, hocalarımın ve yol arkadaşlarımın 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü’nü bir fizyoterapi öğrencisi olarak gururla kutluyorum! Hayata kattığınız ve gelecekte katacağımız her hareket için minnettarım.