05 Şubat 2026 - Perşembe

6 Şubat 2023

Hatay’da Kalbimin En Derin Yerinde Kalan Sabah

Yazar - PR Uzmanı Özge Güleryüz
Okuma Süresi: 4 dk.
PR Uzmanı Özge Güleryüz

PR Uzmanı Özge Güleryüz

htygazete@gmail.com - 05344876743
Takip EtGoogle News

6 Şubat 2023 sabahı, saat 04.17…
Bu saat artık benim için bir zaman değil. Bir his. Bir sızı. Bir durma anı. O saniyede uyanmadım aslında; hayatımın bir parçası sessizce koptu. Yer sallanırken sadece evler yıkılmadı, “güvendeyim” duygusu da yerle bir oldu. Karanlığın içinde neye tutunacağımızı bilmeden bekledik. Bekledik ama neyi beklediğimizi de bilmiyorduk.

O an Hatay’da herkes aynı duayı etti. Aynı korkuyu yaşadı. Aynı çaresizliğin içine düştü. Sokaklar bir anda tanınmaz hale geldi. Bildiğim yollar kayboldu, ezberlediğim manzaralar yok oldu. Gecenin sessizliği yerini çığlıklara bıraktı. İsimler söylendi, dualar yarım kaldı, sesler enkazın altında sustu.
 Hatay o sabah yetim kaldı.
Sadece insanlarını değil, hafızasını da kaybetti. Yüzyılların biriktirdiği tarih, anılar, kokular, sesler… Bir şehir, birkaç dakika içinde yas tutmayı öğrendi. Antakya’nın sokakları sustu, evlerin içindeki hayat dışarı taştı ama tutunacak yer yoktu.

En acı olan beklemekti. Umutla beklemek… Bir ses gelsin diye, bir el uzansın diye saatlerce beklemek. Soğuk kemiklere işledi, zaman kavramı yok oldu. Bazen enkazdan çıkan bir nefes, bütün kalabalığı ağlattı. Bazen de sessizlik, en ağır gerçeği anlattı. O anlarda insan, ne kadar güçsüz olduğunu anlıyor.

Kaybettiklerimizi saymak mümkün değil. Çünkü sadece insanlar gitmedi. Yarım kalan cümleler, söylenemeyen “seni seviyorum”lar, son kez bakılamayan yüzler kaldı geride. Ev dediğimiz şey, sadece dört duvar değilmiş; bunu enkaz başında anladık. Bir evin içinde bir hayat, bir düzen, bir gelecek varmış.
Ama bütün bu yıkımın içinde bir şeye tanık oldum:
İnsanlık ayakta kaldı.
Hatay’da insanlar birbirine tutundu. Tanımadığımız insanların elini tuttuk, göz göze gelince ağlamadan anlaştık. Bir battaniye, bir lokma, bir cümle paylaşıldı. Kendi acısını bastırıp başkasının yarasını sarmaya çalışanlar vardı. Çünkü başka türlü hayatta kalamazdık.

Gidenler geri gelmedi.
Ama onlar bu şehri terk etmedi.
Onlar şimdi bu toprağın bir parçası. Rüzgârda, duvarlarda, boş kalan evlerde yaşıyorlar. Bugün hâlâ bazı sokaklardan geçerken içim sıkışıyor. Bir boşluğa bakıp bir hayat görüyorum. Sessizlik bazen en yüksek çığlık oluyor.

6 Şubat benim için bir tarih değil.
Bir kırılma.
Bir daha asla eskisi gibi olamayacağımızı hatırlatan derin bir iz. Unutmamak zorundayız. Çünkü unutmak, yeniden yaşamak demek. Bu acıyı romantikleştirmeden, alışmadan, kanıksamadan hatırlamak zorundayız.

Hatay hâlâ yaralı.
Ben de hâlâ eksik hissediyorum.
Ama bu şehir nefes alıyorsa, bu insanların birbirine tutunmasındandır. Enkazın içinden çıkan umut, bizi hayatta tutan tek şey oldu. Yavaş yavaş, eksik eksik, acıyla ama inatla…

Ve ben biliyorum:
Hatay, acının içinden yeniden ayağa kalkacak.
Ama 6 Şubat, kalbimizde hep aynı yerden sızlayacak.

#
Yorumlar (1)
dilgan
05.02.2026 22:31
Sonsuz,sessiz ve anlamlı
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.