Kel Dağı ile Musa Dağı arasında Akdeniz boyunca uzanan Asi Nehrinin suladığı, Garp rüzgarıyla nefes alan Şark rüzgarıyla ağaçları meyveye duran zengin coğrafya ,tarımda ziraatte bitki çeşitliliğinde kendini gösterirken bir müjdeyi daha sunar Samandağ'da. Tatlı su kanallarının kenarında, sazlıklarda göğe uzanan selvi boylu kamışlar iklimin, toprağın ve havanın katkısıyla büyüyerek boğum boğum gövdeleri ney olmaya elverişli hâle gelir. Bakan bir göz için alelade bir bitki olan kamış ,gören usta bir göz için dünyaca ünlü Samandağ neylerinin yapılması için aranan bir nesne olabilir. Ney narin uzun çok boğumlu üflemeli bir müzik aletidir. Batı mitolojisindeki üç telli, meleklerin elindeki lir'in doğu halk öyküleri ve folklorundaki yerini ney tutabilir. Neyzen'in gönlünü açtığı, kendini dile getirdiği nefestir ney. Sulama kanalları , Asi havzası ve dere boylarından topladığı kamışları atölyesinde titiz bir çalışma ile ney'e dönüştüren Cemil Usta bu uğraşıyı sürdüren ender zanaatkarlardandır. Ney olabilecek kamışları bulmak için gezer, ince eleyip sık dokur. Potansiyel ney adaylarını bulunca da hassasiyetle onları kesip atölyesine götürür. Zanaatkarlik burda başlar, en ufak hata ve çizik bir neyi zayi edebilir. Elin maharetine işine duyduğu sevgiyi ve tecrübeyi katarak sabırla çalışıp neylerini yapmaya başlar.

Cemil Usta'nın neylerini ülkenin birçok yerinden sanatçılar, güzel sanatlar öğrencileri, neyzenler ve neyi sevenler arayıp isterler. Cemil Usta neylerini sergilediği dükkanında eski ama eskimeyen bir müzik aletinin yeni nesillere ve sevenlerine, ilgi duyanlarına kavuşmasını sağlar.
