Antakya’da İmar Planı Tartışması: Belirsizlik Sürüyor

TMMOB Hatay İl Koordinasyon Kurulu, Antakya Tarihi Kent Merkezi’ne yönelik hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planı hakkında 3 Nisan 2026 tarihinde kapsamlı bir basın açıklaması yaptı.

Hatay Haber Yayın: 03 Nisan 2026 - Cuma - Güncelleme: 03.04.2026 23:10:00
Editör - Özge Güleryüz
Okuma Süresi: 3 dk.
Takip EtGoogle News

 Açıklamada, 6 ve 20 Şubat 2023 depremlerinin ardından ağır yıkım yaşayan bölgenin, 5 Nisan 2023 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla “riskli alan” ilan edildiği hatırlatıldı.

Kurul, planın ilk olarak 11 Haziran 2024’te askıya çıkarıldığını, ardından 22 Ocak 2025 ve 20 Ekim 2025 tarihlerinde yeniden askıya alındığını belirtti. Bu süreçte yapılan itirazlara rağmen planın yeterince revize edilmediği, hatta aynı sorunları barındıracak şekilde 9 Mart 2026’da yeniden ilan edildiği ifade edildi.
Açıklamada, yaklaşık üç yıldır devam eden sürecin somut bir çözüm üretmediği, aksine kentteki belirsizlik ve kaosu derinleştirdiği vurgulandı. Özellikle planın nasıl uygulanacağına dair net bir yol haritasının bulunmaması, vatandaşların geri dönüş sürecini belirsiz hale getiriyor. “Nasıl ve ne zaman geri döneceğiz?” sorusunun hâlâ yanıt bulamadığı ifade edildi.

Plan içeriğine yönelik eleştirilerde ise dikkat çeken noktalar yer aldı. Aynı verilere dayanmasına rağmen çelişkili kararlar üretildiği, taşkın riski ve zemin gerçekliği gibi hayati unsurların yeterince dikkate alınmadığı belirtildi. Ayrıca mevcut yerleşim alanlarının daraltıldığı, dolgu ve yeni yapılaşma alanlarının artırıldığı, bunun da Antakya’nın özgün tarihi ve kültürel dokusuna zarar verebileceği kaydedildi.

Öte yandan, riskli alan ilanı nedeniyle yaklaşık üç yıldır evlerine dönemeyen vatandaşların, hak sahipliği kapsamında kent çeperlerindeki uzak toplu konutlara yönlendirilmesinin sosyal bağları zayıflattığı ve kentin kültürel sürekliliğini tehdit ettiği vurgulandı.

TMMOB, Antakya’nın yalnızca fiziksel bir yerleşim alanı değil, binlerce yıllık bir uygarlık mirası olduğuna dikkat çekerek; planlama sürecinin bilimsel, katılımcı ve şeffaf bir şekilde yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Açıklamada, yerinde dönüşümü esas alan, halkın kendi yaşam alanlarına geri dönüşünü sağlayacak alternatif modellerin geliştirilmesi ve acil adımların atılması çağrısı yapıldı.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.